24 Haziran 2014 Salı

Otobüse Binen Ve Nefes Alan İnsanlar

   Bak yine saçma bir başlık attım. Sırf doya doya yazamadığım günlere inat yazıyorum. İhtiyacım yok ama intikamım var. Neyse yeter bu kadar bu tür yazmak. Belki çapsızın biri okur. Ben en iyisi olay üzerinden yazayım yoksa tıkanıyorum. Sabahları nefes almakta zorluk çekiyorum. Nefes diye bir film var. Adı güzel ama içeriği hakkında fikrim yok. Neyse etiketlerden birini buldum.
   Nefesi zor bir şekilde otobüse bindi. Kendisine ait olmayan kartı okuttu. O alıştığı sesi kim bilir 200.129 kez duydu. Ama bu şöförü ilk defa gördü. Otobüsün sekiz tane penceresi vardı ve toplamda 45 duraktan geçiyordu. Her durakta birileri biniyor ötekiler iniyordu. İnsanları ötekileştirdim. Oysa her insan nefes alır. VE birçok insan sabahları işe gitmek için otobüse biner.
   Son cümle ikile diğer lazım olan maddeyi buldum. Otobüsten indikten sonra sigara yaktı. Eve doğru yürüdü. Eve varmadan önce markete uğradı. O sıra otobüs sesi duydu. İnsan dolu otobüs. Ölmesi gereken bedenlerle doluydu. İnsanlar su misali ilerler. Kimse diğerini tanımaz ama ortak yanları otobüste nefes almalarıdır. Yaz yaz nereye kadar bu konuda danışmam lazım.
   Baya da para lazım bana. Otobüs satmak pek iyi güzel mantıklı gerekli fazla kalıcı gereksiz geçici bir sayı harf insan nefes değildir. Haddinden fazla uzun ve şey cümle oldu. Gözlerimi kapattım ve sadece harflerin bana çağrıştırdıklarını yazdım.Ve insan parayı daha doğrusu maddi değeri bulduğundan beri cinayet var. Her öldürme bir cinayet midir ? Bu cümle edebi olarak güzel. Tarihe not düşeyim 25.06.2014 bu sıralar Dünya Kupası 2014 gündemde. Ben yokum gündemde hastalar yok ama otobüs var. Bir otobüs dolusu insanı sevdiğim yazar kaç farklı şekilde öldürebilir ? Soru işareti koymasam ne olurdu. Bak buna koymadım da ben neden hep ikinci harfi de büyük yazıyorum. Yeter belki bir gün bu kadar yaşam.

22 Haziran 2014 Pazar

Soralım Sarı Begonyaya

   Bir şarkı vardır anonim. Orada Begonya değilde başka bir çiçek isçi kullanılır. Ben o çiçek ismini yazsaydım çalıntı olurdu. Çiçekler renk renk bir çok alanda kullanılacak bir üründür. Bakalım hayırlısı i,le benim çiçeklerde açsın. Polisler çiçek toplamayı daha doğrusu koparmayı çok sever. Ali İsmail'de bir çiçekti ! Yazmam nedense bu günlük bu kadar.

9 Haziran 2014 Pazartesi

Mavi Cüzdan

     Daha doğrusu mavi siyah cüzdan. Daha doğrusu demenden önce cüzdanım demeliydim. Çoğu zaman başıma bela olmuştur. Sürekli kaybederim. Dünyaya bir canlı gözüyle bakmak mı daha güzel olur yoksa cansız olarak mı ? Bakınız Yusuf Atılgan . Çoğu zaman sigaramla beraber takılır. İçtiğim sigaranın fiyatının değiştiğini söylemiş miydim ? Soru sormaya yeter. Malum paranın köpeği olmuş insanlarız. İfade kullanmadan yazmak zor geliyor. Cüzdandan bahsedeyim ki etiket sırasından zorlanmayayım.
     3 yıldır kullanıyorum yeğenim Emrullah'ın hediyesidir. Kapitalizmi hatırlatır bana hem markası hem de para endeksli olması. Cüzdanın içinde az para var. Para dediğin nedir. Acaba soru işareti bırakmasam ne olur. İnan bende hiç bilmiyorum ama sormam lazım malum bu içerik önemli uzun aradan sonra. Yarın öbür gün güncelleme olur site eskisi gibi kalmasın. O yüzden sınavdan sonra ne yapacağız , patlayacağız. İngilizce cüzdan wallet demek. Bak yine bilinçaltı mesaj verdi. Az önce ingilizce içerik içeren bir site planladım. Bu yazı izinsiz kopyalanamaz. Son olarak bir kere daha mavi cüzdan.

12 Nisan 2013 Cuma

BİR SAAT SÜREN GEREKSİZLİK SONRASI

                Bir saat bile olsa benden uzaklığı buram buram özleme neden oldu. Yalan kim ne derse desin bir insan mutluluk dışında hiçbir şeyi özlemez. Hacı mutluluk o kadar güzel o kadar güzel bir şey ki seni anında önemsizleştirmeye yetti. Kız da neymiş be. Mutluluk varken gülümsemek varken Doğukan’nın bıyığını özlemek varken seni asla özlemem. Ben sadece gülmeyi özlerim. İnsanda ne oluyor bu mutsuzluğu gölgeliyor. Kız hele ne işe  yarıyor bilemiyorum. Gülebildiğim kadar insanız. Tek kişilik çekim ekleri  kullanmıyorum ki farklı olsun. Farklı olmak gibi niyetim yok. Yazdıklarımla para kazanmak gibi bir niyetim var sadece. Fark etimde ben yazdıklarımda çok fazla edat kullanıyorum. Bu edatlar bitirecek beni.
                Bütün güzel kızların ve dertli şarkıların canı cehenneme. Mitralyöz demek varken neden sen diye tutturayım. Zaten bir poligona gidip sıkmayı beceremedim. Tak tak tak sıkacağım. Affetmeden hedefi hem istediğim noktadan vuracağım. Kulağımda en psikopat şarkılar çalacak. Çünkü öfke dolu bir atış olacak. Dert veya sıkıntı değil öfke ve intikam olacak. Lan ne diyorum ben önceki paragrafta gülümseme burada pis şeyler. Beklide bir şeyler beni mutlu ediyordur kim bilebilir ? Tabi ki ben !
                Yaşasın saçmalamak. Ney anlamlı ki saçmalamak kötü olsun. Saçmalayan arkadaşımı özledim. O adi kişiliksiz insanı. Bakma böyle saydırdığıma sana gevezeliğini özledim ne diyeyim. Ne diyeyim biliyor musun hacı yarın kaç kere güleceğimi düşüneyim. Ama düşünürken suratımı asıyorum. Ben bu dünyaya mutluluğu aramak için gelmiş olamam. Ben bu dünyada elimdeki mutluluğu çatır çatır kullanmaya yarayacağım. Ve bu en iyi yapacağım iş olacak. Vay be bende iyi bir şey yapıyorum. Neymiş efendim bilgisayar tercih ettiği ağa bağlanamıyormuş bana ne ben güzel kardeşim ? sen bana soruyor musun nereden esti bu gevezelik ? Hayır. Ama sen zırt pırt egoist insanlar gibi sormadan cevap veriyorsun.
                Egoist insanlar asla mutlu olamaz. Yazdıklarımla kararım arasında bir bağlantı olmasa bile yazdım ben. Bu paragrafta burada biter müdürüm.

İLK ÇİNEKOP VE BALIK


                Saat olmuş sana 4 ben balık pişiriyorum. Hiç sevmesen istemesem dahi inat ettim. Bu arada sadece bir tane balık vardı ve bu balığı Emre yakalamıştı. Zeytinyağında güzelce kızarttıktan sonra mideye indirdim. Lezzeti farklı olmakla birlikte uğraşmaya değer olduğuna karar verdim ama saatlerce değil. Ben gidip bunun üstüne bir sigara içip geleyşm mi yoksa yazıyı bitirip mi gideyim bilemedim. Sabahlayacağım galiba o yüzden şimdi gideyim. Alakaya çinekop  kop kop. Açtım bir şarkı sabaha kadar yazmaya çinekoptan bahsetmeye kararlı bir şekilde ilerliyorum. Kokusunun az olduğu gözlerimden kaçmadı. Zeytinyağı ile pişirdiğim için olabilir beklide. Boğazım düğüm düğüm çözemiyorum. Yanında olamamak beni nasıl rahatsız ediyor bilemezsin hele konuşamamak. “Serçe parmağını yine kaldırdın bak” deyişin bu gün aklıma geldi. Ne yalan söyleyeyim seni özledim. Gözlerinde ufuğu umudu gördüğüm günler bir daha gelmeyecek günlerdir. Hatırlıyor musun bir keresinde sana kardelen vermiştim ve sen ilk kez bana sarılmıştın. Kardelen ne oldu ne yaptın onada mı kıydın ?  Sınıfının darlığına göm beni bırak kokunla ömrümü çürüteyim. Ömrümü senin yolunda götürmek varken neden ayrı bir yol çizdim kendime o berrak yoluna kurban olayım. O yolun çakıllarında toz olayım rüzgara karışayım nefesine çek beni. Sonra tut sakın benim yaptığım gibi bırakma. Ben sendeyken senleyken demiyorum bak sendeyken diyorum gökkuşağından kayıyordum. Evet evet o yüzden gökkuşağını bu yüzden seviyorum. Sen var ya ah sen. Sevdiceğimdin gönlümün başucuydun. İnsan başına nasıl adilik yapar ben kimim neden yaptım neden böyle oldum. Tutturmuştum içimde bir ıssız adam sevdası bu uğurda değil kendimi seni bile harap ettim seni lan seni sen sen var ya...
                sen Ahmet Kaya dinleme sebebim oldun. Yokluğunu içimde boğa güreşinden kaçan birine çevirdi beni. Her şeyi yaşadım her şeyi yaptım yapabildim ama seni atamadım içimden. Sen hala gözümün nurusun. Sen hala birtanemsin. Söz kimseye bundan sonra bir tanem demeyeceğim. Sen ne yapıyorsun kimbilir. Bensiz kaç rüya gördün, kaç sevdada beni aradın ? kaç sevdada beni aradığını bir bilsem bir bilsem. Keşke beraberken senden bir söz alsaydım benden sonra kocan hariç kimseye elini tutturmayacağına dair. Ah o zarif benli ellerin. Şimdinin herkesi her şeyi. Bakabildiğim kadar insandım ben seni görebildiğim kadar. Senden sonra ben hiç kimseyi sen edemedim. Kimseyi. Kimdeyim neden oradayım bulamadım. Sikerim konunun başlıkla alakasını !

BİR KEDİMİN OLMAMASI ÜZERİNE TEZLER

                Düz olarak bakarsak meseleye tez kim ben kimim. Ama öyle değil kafam bastığı için yazabilirim bir tez insanlar para karşılığında yazarken ben özgün içerik uğruna yazıyorum. Kediler kendi ailesi olan varlıklardır. İki tane gözleri vardır. Kısa 10 cm ortalamalı kuyruklara sahiptir. Zamanla evcilleşmiştir. Keşke insanları da evcilleştirebilsek.  Delete tuşunun sağdan sildiğini unutmadım. Gelelim kedilere Ali ağabeyimin vazgeçilmez hayvanıdır. Şirindir . Dişi veya erkek olarak doğada bulunur diyeceğim ama bir çok hayvan gibi onlarında doğal yaşam alanı perişan. Ağladıkça bozkırları kedilere uygun hale getireceğiz. Herkes bunu bilecek yani. Biz de canımızı adayacağız da neye onu bilmiyorum kirli bir kediye de olabilir. Van kedisine olmasını isterdim.
                Van kedisi türü tehlike altında olan ender kedilerden. Van yöresine aittir. Van dediğim için canım Kürtçe müzik çekti. Hunharca erol dan bir şeyler dinliyorum. Kediler için şarkının yazıldığı biliyorum. Nedense bir tek benim için şarkı yazılmadı. İşler güçler bu aralar çok sardı beni. Keyif alıyorum izlemekten. Salih zaten favorim. Onunda kedisi vardır ama o yemiştir. Malum hayvansı bir şahıs kendisi. Kürtçe’nin bu kadar önemli olması gayet normal. Uğruna onlarca şehit oldu. Şehit deyişimin anlamlı olduğuna hiç inanmıyorum. Bir tek seni sevdim gerisi yalan. Bu yazıyı son kere kedi diyerek bitireceğim. Bitti buda.

MASA VE GÜZERĞAH ÜZERİNE YAZMAK

                Hangi anarşist akla hizmet bu başlığı attım hiç bilmiyorum. Ne yazacağıma dair ise hiçbir fikrim yok. Sorun değil fikrim olmasa bile tuşlar basıyor. Gülücük koyarsam eğer imla bozulur mu bilemedim. Zaten harap ve bitap düşüncelere boğulmuş durumdayım. Harap veya bitap değilim düşüne düşüne o hale gelmiş duygularlayım. Çinekopumun buzu erisin de mideye indireyim. Ne zamana buzu çözülür veya hangi güzergahta erir fikrim yok güzergah kelimesini ne amaçla kullandığımı bilesin masa. Masa ve masal neden bu kadar çok birbirine benziyor acaba. İnsanlar masa da masal dinlediği için diyeceğimde masallar söylendiği vakitte masanın olduğunu sanmıyorum.
                Bizde canımızı adarız uğruna düştüğümüz güzergaha. Yumuşak  olan tek harfi bu kelimede kullanınca hata veriyor. Bir site bilinç altıma işlemiş r ile biten kelime kullanınca sonuna  e takmak istiyorum kahretsin. Hedefe ne kaldı şunun şurasında dersek eğer tek engel çalışmak ötesi berisi yalan masadan ibaret. Yazım boyutunu ne yapacağıma dair bir fikrim yok. Bugün bir haber gördüm. Polis cinayeti çözmek için Av Mevsimi filmindeki güzergahı takip etmiş. Bir masaya oturmuşlar ve masal ser masalan demişler. Bak yine sonuna o meçhul harfi ekleyesim geldi. Benim kelimelerim nedense hep hatalı.  Sezen abla çalıyor bende dinliyorum . bir kitabı alamadım zaten içim ona yanıyor ne gereksiz işlerle ilgileniyorum lan ben dillere destan gereksizlikler hem de. Benden de bi aylak adam olur diyeceğimde önce Vartoli den adam olması gerekiyor. Belki şehrimize at gelir güzel bir hipodruma gideriz. Yolu masadan geçer sanırım. Bu arada at yarışı izlemeye bir türlü gidemedim. Aklıma gelmediği için. Bu konuda da aylaklık edecek halim yok. Atlar güzergahı belli olan varlıklardır. Varlık kelimesini yazılarımda ilk defa kullanıyorum. Varlık varsa demek ki.
                Çay içtiğim için masada çinekop yiyemeyeceğim. Ama sen başkasın ya lan. Neden uzun insanları sevemediğimi çözmüş değilim ayrıca.